3 Nisan 2012 Salı

Agatha Christie'nin Hatırlanışı...

          2010 yılının haziran ayıydı. Kahvaltımı henüz yapmış, dişlerimi fırçalamıştım ki canım sigara istedi. Zaten bir-iki fırt çektikten sonra attım sigarayı. Odama girip bilgisayarı açtım ve sörfe giriştim. Eh, yani internette tabii. Wikipedia'da Mariah Carey'nin o yıl çıkacak olan Merry Christmas II You albümüyle ilgili birkaç bilgiyi okuduktan sonra Cher'in Christina Aguilera'yla başrolü paylaştığı filmi Burlesque maddesine biraz göz attım. Bilgisayarımın yanında babamdan kalma kocaman bir kütüphane var,ne hikmetse hiç de Viktorya stilinde de değil. Agatha Christie okuyan Agathakolik dostlar ne demek istediğimi rahatlıkla anlayacaklardır. Neyse, kütüphaneye baktım ve birden Agatha Christie diye bi yazar okuduğumu hatırladım. Her şey de ondan sonra başladı zaten.
          Yıl 1998-99 ya da 2000 idi. Abim eve elinde kalın ciltli bi kitapla gelmişti ve benden o kitabı okumamı istemişti. Kitabın adı On Küçük Zenci idi. Kitabın kapağı normal bi kitap gibi değildi gerçekten. İçini açınca bir de ne göreyim, meğer çizgi roman tadındaymış. Arkasını çevirdim, olgun bi hanım siyahlar içinde fotoğrafıyla bakıyordu bana. Kısa bi biyografisini vermişler sağolasıcalar. Cinayet romanlarından falan bahsediyordu. İncil ve Shakespeare'den sonra en çok bu teyzenin kitapları satmış, iyi mi... "Bu kadın çatlak herhalde, cinayetten başka yazacak alternatif yok muydu?" dediğimi gayet iyi hatırlıyorum. Ardından kitabı okumaya başladım ama tuhaftır ki elimden düşüremiyordum. Hayatımda ilk kez cinai bir eser okuyordum herhalde bundandır diye düşünmüş olabilirim kendimce. İlk ölen genç adamın kadehinde adına "siyanür" denen bir zehirden konulduğunu okudum. Hayatımda ilk kez duyuyordum bunu ve okula gider gitmez biyoloji öğretmenim Şule Hanım'a bunun ne demek olduğunu sordum. Dediğine göre en acelesinden öldüren zehirmiş. Tabii ki evde denemeye kalkmadım hem zaten bulamazdım da. Kitabı bitirdim ve çok beğendim ama 2010 yılına kadar başka hiçbir kitabını okumadım. Nedendir bilmem ama evin dört bir yanına bakmama rağmen o kitabı hiçbir yerde bulamadım. 
          2010'a geldiğimizde anımsamıştım bu kitabı ve yakın dostum Aybüke'ye bu kitaptan bahsettim. Onun da kardeşi okumuş vaktiyle. Kitaba para verilmez diye düşünerek e-kitap denen o kıytırık şeyleri indireyim bari dedim ve indirdim. Ne var ki insanın okuma şevkini kırıyor düşüncesiyle bir kitabını kütüphaneden alayım dedim. İlk aldığım kitabı aslında bu kitabı Agatha Christie'nin yazmadığını çok sonradan öğrendim Sevimli Örümcek oldu.Kitabı okudum ve beğendim. Hatta Bayan Cox'u Aybüke ile özdeşleştirmiştim, haha! Sonrasında Ceset dedi ki(Neden Evans'a Sormadılar?), Elmayı Yılan Isırdı ve benim hala şahsi favorim olan Yılan İçini Döktü kitaplarını okudum. 2011 Şubat ayında düşündüm, bu kitapları toplasam ve koleksiyon yapsam, ne kaybederdim ki? 
İskenderun ve Antalya'daki bütün sahafları alt üst ettim. Önce üç, sonra 2, sonra 8, 11, 20, 23 derken bir de baktım 30 tane olmuş. O kadar mis kokulu ve tatlılardı ki kimseye ödünç vermek içimden gelmiyordu. Ev arkadaşlarım internetten bana hediye etmek amacıyla bana 5 tane Agatha romanı almışlardı. Tuhaftır,internetten tanıştığım ve beni yüzyüze tanımıyor olan arkadaşlarım bile bana hediye ediyordu kitaplarını ve bu benim çok hoşuma gidiyordu, sanırım herkesin hoşuna gider aslında...
          2011 Eylül ayında İstanbul'a gitmek zorundaydım ee fırsat bu fırsat deyip ne kadar sahaf varsa dolaştım ve 15 kitap daha aldım. Şu an Agatha Christie koleksiyonumda 80 kadar eser var. Baskı isimlerinin farklılığından, benim balık hafızalı olmamdan aynı kitaptan birden fazla olduğunu da unutmamak gerek.
          Agatha Christie okurları öteki cinayet romanlarından haz almaz derler, ne kadar da doğrudur bu söz. Ben de hepsini okuyup hevesimi yok etmemek adına arada çok farklı türde kitaplar da okuyorum. Herkese de yürekten tavsiye ediyorum. Sakın ola ekşisözlük'te yazılan negatif yorumlara bakmayın siz. Zaten o sitedekiler kendilerinden başka kimseyi beğenmezler kolay kolay. Yok efendim Agatha gibi yazmanın kuralları falan fıstık, yaz da görelim bebeğim. 
          Demem o ki, siz de başlayın ve bir kitabını okuyun, seveceksiniz. :)
          Haa, Yahmose kim mi? Okuyun kitapları, anlarsınız... Bu arada adımı mahkeme kararıyla Yahmose olarak değiştirmeyi de düşünüyorum.

Hiç yorum yok: